delete

Keşfedilmemiş ülkeye buyrun: Inception

Keşfedilmemiş ülkeye buyrun: InceptionMetafizik hırsızlık filmi “Inception” için çok şey konuşulacak ama kimse söylemeden biz söyleyelim: “The Matrix’i ziyaret etmiş James Bond filmi.” İlk bizden duydun!

Daha gösterime girmeden IMDb’de doksan bin oy alıp tüm zamanların en iyi filmleri listesinde üçüncü sıraya yerleşen film, bir Christopher Nolan işi. Bir miktar “Memento” (tuzaklar ve bulmacalar), bir tutam “The Dark Knight” (kaos ve anarşi) bulursan şaşırma yani.

Ücretini öderseniz sizin için de çalışabilecek Dom Cobb, rüyalara girip fikir çalan bir ajan, kısaca bir endüstriyel hırsız. Karşılaştığı zorluklar, bilinç altına girdiği kurbanın hayal gücü ölçüsünde limitsiz. Bu kez imkansız bir görev için kiralanıyor; rüyalarına girip kurbanın aklına bir fikir ekmek, kurbanın beynini bu fikri kendisi bulmuş gibi kandırmak. Aslında konunun hiç önemi yok. Nolan’ın yazmak için on yıl harcadığı filmin bütün numarası, filmin ilerleyiş süreci. “Sonu başından belliydi” demeye başlayanlar, sonunu anlamış olabilir ama filmden hiçbir şey anlamadıklarına emin olabilirsin.

Keşfedilmemiş ülkeye buyrun: Inception“Inception”ın “The Matrix” kadar sorgulanacağına, çözümleneceğine emin olabilirsin, dilersen sen de her kareden ikinci bir anlam çıkarmaya çalışabilirsin. Ama bize göre “Inception”, yaşam, ölüm, öncesi ve sonrası kadar sıfır yerçekiminde silahlı düellolar, kafa patlatıcı aksiyon sahneleri anlamına da geliyor. Nolan, Fas çöllerinden Alp buzullarına altı farklı ülkede, 160 milyon dolara çektiği epik bilim kurgusuna kafa yoranı da, yormayanı da farklı derecelerde ödüllendiriyor. Bu yazın “mutlaka sinemada izleyin” filmi!

delete

Köstebek

Köstebek79. Oscar ödüllerinde “en iyi film” ve “en iyi kurgu” ödülünü alan Köstebek’in yönetmeni Martin Scorsese de yıllardan beri beklediği en iyi yönetmen ödülünü aldı. Tabii filmin Oscar başarısına bizim diyeceğimiz bir şey yok ama yine de eleştirilerimizin arkasında duruyoruz.

Dünyanın en büyük yönetmenlerinden birisin diye, filmlerin her zaman taş gibi çıkmak zorunda değil. Örnek mi? Martin Scorsese’nin “Gangs of New York” ve orası burasını tutmayan “The Aviator”ı. Belki aklımıza gelecek ilk örnek Martin Scorsese olmazdı ama yeni filminden bahsedeceğiz, eh haliyle…

Scorsese, yeni filmi “The Departed / Köstebek”te kendi çöplüğüne geri dönüyor; suç dünyasına. Bu kez Boston’un tehlikeli sokaklarında geçen hikâyede Billy Costigan (Leonardo DiCaprio), İrlandalı mafya babası Frank Costello’nun (Jack Nicholson) yanına gizli polis olarak sızıyor. Polisler yıllardan beri Costello’nun peşindeler ama bir türlü gerekli kanıtları bulamıyorlar. Billy ise yıllardır yapılamayanı kısa sürede beceriyor, tabii ailesi ile ilgili işkilli durumların da faydasıyla. O işkilli durumu da filme bırakalım artık. Filmdeki tek köstebek o değil, bir de polis teşkilatında kim olduğu bir türlü belirlenemeyen bir köstebek var, o da Colin Sullivan (Matt Damon) oluyor. Filmin gerilimi de, iki polisin kendi kimliğini gizli tutarken diğer köstebeğin kimliğini açığa çıkarmasından doğuyor. Ortada bir de Çinliler ve mikroişlemciler var ama bunlar daha çok entrikalar üretilsin diye zorla hikâyeye eklenmiş ayrıntılar.

Köstebek“Köstebek”, “Infernal Affairs”in Amerikan çevrimi. Orijinaline göre en büyük üstünlüğü, oyuncu kadrosunun başarısı. Jack Nickholson’ı tekrar en kötüsünden pis bir ihtiyar rolünde görmek eğlenceli. En büyük sürpriz ise, Leonardo’yu ilk defa tam anlamıyla yetişkin bir rolde izlememiz. Eh, bebek yüzüne iliştirdiği sakalların da bunda payı var tabii. Scorsese, Leo’yu son üç filminde başrole oturtarak, onun bir sonraki Robert De Niro olacağı sinyallerini vermeye çalışıyor. Olur mu olmaz mı bilemeyiz ama artık Leo’nun sırtının yere gelmeyeceği besbelli. Mark Wahlberg ise aşırı abartılı oynamasına rağmen sonuç o kadar eğlenceli ki muhtemelen Scorsese de bu eğlenceden izleyicileri mahrum etmemek için bu abartıya göz yumdu.

“Köstebek”, Scorsese’in imzası haline gelen birkaç plan ve bazı entrikaları da hesaba katarsak, “orası burasını tutan” bir film. Ne yazık ki yoğun aksiyon ve başarılı oyunculukları kaldıramayan vasatça bir hikâyesi var. İşin Scorsese tarafında aksayan kısmına gelirsek, bize “Taxi Driver” gibi huzursuz bir başyapıt sunmuş yönetmenin, filmin sonunda her şeyi tatlıya bağlamamasını dilerdik. Tamam, kötüler son 10 dakikada yine en ağırından cezalanıyor ama perde kapanırken her şey iyi bitmiş hissiyle kalkıyorsunuz. Haydi Martin, damarımıza damarımıza basmanı özledik.

delete

Inception | Christopher Nolan

Christopher Nolan’ın Warner Bros. ile Inception adlı bilim-kurgu filmini yönetmek için anlaştığı açıklandı. Nolan’ın eşi ve yapımcı ortağı Emma Thomas bu filmin yapımcılığını üstlenecek. 2009′un yaz aylarında çekimlerine başlanan filmin 2010 yazında vizyona girmesi planlanılıyor.

Batman Begins ve The Dark knight arasında Nolan seriye kısa bir ara vererek gene Batman filmlerindeki yıldızları Christian Bale ve Michael Caine’ne Hugh Jackman’ı da dahil edip The Prestige adlı filmi çekmişti. Nolan’ın hala Batman 3′ü yönetip yönetmeyeceği kesinlik kazanmış değil, fakat gene Batman filmlerinin yapımcı stüdyosu Warner Bros.’un bünyesinde başka bir filmin başına geçmesi yönetmenin farklı projeleri de değerlendirmek istediği yönünde yorumlanıyor.



Gürsoy Ailesi Sesli Sohbet