delete

Gördüğüm En Güzel Saat

Bir gün birisi yanına oturup, ölmekte olduğunu söyleyince ne hissedeceğini düşündün mü?

O ağırlığı?

Saat artık sizin için tik taklamaya başlamıştır. Bir kaç saniye içinde korkuyla karışık bir şaşkınlık içinde bulursun kendini…

Artık her şeye başka bakıyorsundur. Her şey başka kokuyordur. Artık her şeyin lezzetinin farkındasındır. Bir bardak suyun, ya da parkta bir minik yürüyüşün tadını almaya başlarsın, ilk defa.

İnsanların çoğu saatin kendileri için ne zaman duracağını bilme lüksüne sahip değiller. Ve çelişki de buradadır. Bunlar kendi hayatlarının değerinin farkında olmazlar. Suyu içmeye devam ederler, ama o bir bardak suyun ne kadar lezzetli olduğuna dikkat bile etmezler.

Ölümün bilinmesi… her şeyi değiştirir.

Şimdi sana öleceğin günü ve zamanı kesinlikle söylersem hayatındaki her şey darmadağın olur.

delete

Mevsimlik saat: Zamanda oynama?

Mevsimlik saat: Zamanda oynama?Mevsimlik saat uygulamasının mantığı nedir? Yılda zaten bir kez “seneye görüşürüz” geyiklerine maruz kalıyoruz, bir de üzerine neden iki kez “bu gece bir saat az uyuyacağız” geyiklerine maruz bırakılıyoruz?

Yaz saati / kış saati uygulamaları, bildiğiniz gibi güneş ışığından daha fazla yararlanmak için uygulanıyor. Kısaca bahar gelince saatleri bir saat ileri alıyoruz, sonbaharda da bir saat geriye. Bize antik uygarlıklardan miras kaldıysa da modern uygulama 1907′de düşünüldü, 1916′da savaş ekonomisi sebebiyle standart hale geldi. Yaygın değil, standart diyoruz çünkü o zamana kadar birçok ülke, ikişer üçer saatten kafasına göre ayar yapıyordu. Peki, asıl amaç nedir? Elektrik tasarrufu. Peki, mevsimlik saat uygulamaları ile enerji tasarrufu sağlanamadığının istatistiklerle kanıtlandığını biliyor muydunuz? Üstelik çalışma zamanlarını saate göre değil, güneşe göre ayarlaması gereken çiftçiliğe de zarar veriyor. Tabii Türkiye’de değil, çiftçi bile olsa çalışanların mesailerini saate göre ayarladığı diğer ülkelerde de.

Mevsimlik saatin kaynağı

Romalılar, günün güneşin göründüğü kısmını 12′ye bölen bir saat sistemi kullanıyordu. Her evde saat olmadığından, yani merkezi su saatleri kullanıldığından bu ayarlama sorun olmuyordu. Herkesin kolunda saat varken, her gün bir saatin uzunluğunun değiştiğini bir düşünsenize? Mesela Roma’da kışları bir gündüz saati 44 dakika sürüyordu, haliyle gece saati uzuyordu. Yazın ise bir gündüz saati 75 dakikaya kadar uzayabiliyordu. Buyurun en alasından yaz saati uygulaması.

Mevsimlik saat: Zamanda oynama?Benjamin Franklin, yazın sokaklarda top atılarak ve kilise çanlarıyla herkesin uyandırılıp güne erken başlamasını, geceleri de erkenden yatılmasını önermişti. Bu da değişik bir yaz saati uygulaması. Benji, saatlerin ayarlanmasıyla ilgilenmemişti, çünkü 18. yüzyılda saat uygulamasını kimse ciddiye almıyordu. Saat kavramının tekrar ciddiye alınması, demiryollarının yaygınlaşmaya başlayıp trenlerin bir tertip düzene oturtulması ihtiyacı sonrasına denk geliyor.

1905′te İngiliz maceracı William Willett, kahvaltı öncesi bir ata binme seansında, herkesin uyuyarak bu güzel saatleri nasıl kaçırdığına hayret etti. 1907′de yaz saati uygulamasını taslak olarak İngiltere’nin dikkatine sundu. Aslında tek amacı, golf oynayacak daha fazla gün ışığına sahip olmaktı! 1916’da uygulamayı resmen kabul eden ilk ülke ise Almanya oldu. 1917′de diğer Avrupa ülkeleri, 1918′de de Amerika resmen yaz saati uygulamasına geçti.

Faydası, zararı nedir?

Mevsimlik saat: Zamanda oynama?Dediğimiz gibi, istatistikler yaz saati uygulamasının elektrik kullanımı bakımından hiçbir tasarruf sağlamadığını gösteriyor. Yaz saati, dünyadaki benzin sarfiyatını %1 oranında artırıyor ancak bunun sebebinin güneş ışığı değil, insanların yazın tatile, seyahate gitmesi olduğu düşünülüyor. Şimdi gerçeklerden bahsedelim. Mevsimlik saat uygulamasının enerji tasarrufu sağlamadığını hükümetler de biliyor. Öte yandan güneş ışığında daha fazla alışveriş yapılıyor. 2007′de yaz saati uygulaması sayesinde Amerika’nın günlük perakende cirosu bir milyar dolar artmış. Yani yaz günlerinde insanlar daha fazla alışveriş yapıyor ve alışveriş ancak gün bitince bitiyor. O zaman günü geç bitirerek daha fazla alışveriş yapılması sağlanabilir ve sağlanıyor da. Fakat yaz saati / kış saati uygulamalarının yarattığı karmaşa, en ufak olaydan nem kapan borsayı fena etkiliyor. 2000 yılında yaz saati uygulamasına geçildiği gün, Amerika’da 31 milyar dolar borsa zararı yaşanmış. Yaz saati televizyonların reytinglerini de düşürüyor.

Olay biraz karışık

Saatlerin değişmesi, hayatı karmaşıklaştırıyor. Mesela kış saati uygulamasına geçilirken, saat 02:00′da 01:00 haline geliyor. Bu da o gece 01:00 – 02:00 arasının iki kere yaşanması demek. Taşımacılık, özellikle hava yolu sektörü, bankacılık, bilgisayar işlemleri gibi konularda gerekli dikkatin gösterilmediği durumlarda nasıl bir kaos yaşanacağını hesap edebiliyor musunuz? Ayrıca dünyanın bütün zaman dilimleri aynı saatte değişmiyor, bu da mevsimlik saat uygulamasının gerçekleştiği günün, zamanın kritik öneme sahip olduğu işlerde kâbusa dönüşme ihtimali anlamına geliyor. Peki ya orijinal tasarıdaki gibi, haftalık 20 dakikalık değişikliklerle üç haftada saati değiştirseydik? O zaman halimiz nice olurdu?

delete

Twitter Neden 140 Karakter?

Bunun sebebi cep telefonlarının mesajlarının 160 karakter ile sınırlı olmasıdır. Twitter 20 karakteri kullanıcı adı için ayırır ve diğer 140 karakteri ise mesajlaşmanız için bırakır. Böylece Twitter mesajları cep telefonlarından da kolaylıkla gönderilebilir.

Aynı zamanda 140 karakter  ile mesajlaşmak, mesajların “kolay okunmasına” ve “kolay yazılmasına” olanak sağlar.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: İnsanların sizin yazdığınız Tweet’leri kendi Follower’larına göndermelerini, yani Retweet yapabilmelerini istiyorsanız, 140 karakterinizin tamamını kullanmamanız gerekir.  İnsanlar sizin Tweet’lerinizi Retweet yaptıklarında kendi kullanıcı adlarındaki karakter kadar daha yere ihtiyaçları olacaktır. Bu sebeple Tweet’lerinizi yazarken 125 karakteri geçmemenizi öneririm.

Ayrıca bknz. http://www.erdemgursoy.com.tr/teknoloji/sms-neden-160-karakter/

delete

Lüzumsuz Sinema Bilgileri Edinme Kılavuzu

Lüzumsuz sinema bilgileri edinme kılavuzu 1Hiçbir işe yaramayan ama sıkı ve enteresan bilgiler öğrendiğinizde, bunları arkadaşlarınıza satarak sizin de sıkı ve enteresan göründüğünüzü fark ettiniz mi hiç? İşte biz de şu an tam olarak bunu yapacağız, derin ve sistemli araştırmalar sonucu oradan buradan tırtıkladığımız gereksiz sinema bilgilerini sizinle paylaşacağız.

Şimdiye dek çekilmiş en pahalı film, 289 milyon dolar bütçeli “Harry Potter and the Goblet of Fire” olacak. Bundan önceki rekor, 280 milyon dolar ile “Return of the King”e aitti.

Charlie Chaplin, gizlice katıldığı bir “Charlie Chaplin’e benzeme” yarışmasını kaybetmiş.

“Matrix”in Neo’su için ilk olarak Leonardo DiCaprio ve Ewan McGregor’a teklif götürülmüş, ancak ikisi de rolü reddetmiş.

Lüzumsuz sinema bilgileri edinme kılavuzu 1“Star Wars”daki ışın kılıcının sesi, bir film projektörü gürültüsü ile arkası sökülmüş bir televizyona yaklaştırılmış mikrofonun kaydettiği ses karıştırılarak yapılmış.

Haley Joel Osment, “Altıncı His”teki sahnelerinde yeterince sarsılmış görünmek için çekimlerden önce kendini duvardan duvara vuruyormuş. Bu çocuktan sizin de bizim kadar hoşlanmadığınızı umuyoruz.

“Üç Adam ve Bir Bebek” filmindeki bir sahnede perdenin arkasında görülen şeyin, kazayla filme alınmış bir çocuk hayaleti olduğu popüler bir inanış. Oysa ki bu görünen sadece filmin başrol oyuncularından Ted Danson’un mukavvadan posteri.

Kevin Costner, “The Big Chill” filminde bir cesedi oynamıştı.

“Die Hard 3″ filminin senaryosu aslında “Lethal Weapon 4″ olması için yazılmış.

Lüzumsuz sinema bilgileri edinme kılavuzu 1Peter Weller’ın Robocop kostümünde gizli bir klima varmış.

“Jaws” filmindeki mekanik köpek balığının adı Bruce imiş. Hatırlarsanız “Finding Nemo”daki köpek balığının ismi de buydu.

“Blair Witch Project” filminde hiç müzik kullanılmamış. Ayrıca o film gerçek değildi. Çok safsınız canım!

Stiffler’a benzeyen bir arkadaşımızın olmasını çok isterdik.

“Terminator 2″de Arnold Schwarzenegger’a ödenen ücret 15 milyon dolar, Arnold’un toplam söylediği sözcük sayısı ise 700. Yani Arnold’a “Hasta la vista bebek” dedirtmenin ücreti 85.716 dolar oluyor.

Lüzumsuz sinema bilgileri edinme kılavuzu 1“Lord of the Rings: Two Towers”daki Miğfer Dibi savaşının bağırış çağırışları, Peter Jackson yönetimindeki 25.000 kriket fanı tarafından seslendirilmiş!

“Matrix”in gösterime girmesinden sadece 3 ay sonra meşhur “bullet-time” efekti tam 20 filmde kullanılmış.

“Pulp Fiction”daki çantanın içinde sadece 20 watt’lık turuncu bir ampul varmış. Çantanın içinde Marcellus Wallace’ın ruhu olduğu popüler bir inanış. Hıristiyan inanışına göre şeytan, birinin ruhunu ensesinde açtığı delikten çıkarır, Marcellaus’un ensesindeki yara bandı da bu dedikoduyu güçlendiriyor. Ancak Quentin Tarantino’ya göre yara bandının sebebi, Ving Rhames’in bir yara izinin görünmesini istemediği için kapatması.

Başka bir inanış da çantada Val Kilmer’ın “True Romance”da giydiği Elvis kostümü olduğu.

Jennifer Lopez, yılanlardan korktuğu için son anda “Anaconda”da oynamaktan vazgeçmiş, ancak kontratı gereği oynamak zorunda kalmış.

“Showgirls”ün başrolü Elizabeth Berkley’den önce Madonna, Drew Barrymore, Charlize Theron, Sharon Stone ve Jenny McCarthy’ye teklif edilmiş.

Altın Ahududu’ya 13 dalda aday olup 7′sini alan “Showgirls”ün yönetmeni Paul Verhoeven, ödülünü şahsen almaya giden tek yönetmenmiş.

“Green Mile”, “Teen Wolf”, “Hayalet Avcıları”, “Polis Akademisi”, “Karate Kid”, “Geleceğe Dönüş” ve “Bill ve Ted’in Maceraları”, çizgi roman olarak düşünülüp beğenilmeyeceği tahmin edilerek vazgeçilen projelermiş.

Lüzumsuz sinema bilgileri edinme kılavuzu 1George Lucas, Luke Skywalker’ı önce kadın, arkasından cüce, arkasından 60 yaşında bir general olarak düşünmüş.

Indiana Jones’un şapkasını hiç çıkarmaması esprisi, devamlılık hataları olmasın kaygısından kaynaklanıyormuş.

“Rezervuar Köpekleri”nde Michael Madsen’in canlandırdığı Vic Vega ile “Pulp Fiction”da John Travolta’nın canlandırdığı Vincent Vega kardeşmiş.

Komedi olmadığı sürece başrolünde atlar olan bir filme gitmeyi sevmiyoruz.

Lüzumsuz sinema bilgileri edinme kılavuzu 1“Hayalet Avcıları”ndaki marshmallow adamın erimesi sahnesi için 150 kilo tıraş kremi kullanılmış.

“SWAT” çekilirken setin yakınında tesadüfen polisler gerçekten bir suçluyu arabayla takip ediyorlarmış. Bu sahneler filmde kullanılmış.

“Olağan Şüpheliler”deki Keyser Soze’nin ismi, yönetmen Bryan Singer’in eski patronundan esinlenilerek yaratılmış.

Big Kahuna Burger, Tarantino’nun favori hayali restoranı olarak “Pulp Fiction”, “From Dusk Tilk Dawn” ve “Reservoir Dogs”da görülebiliyor.

“Casablanca”nın efsane cümlesi “Tekrar çal Sam”, aslında filmde hiç söylenmiyor!

Spielberg, “Schindler’in Listesi” için Auschwitz toplama kampında çekim yapma izni alamayınca, kapının üstünden gizlice çekimler yapmış ve seti bu görüntülere göre inşa ettirmiş. Ayrıca Spielberg, bu filmden para almamış, sebebi de bu paranın “kanlı para” olacağıymış.

Adam Sandler’ın “Punch Drunk Love”daki karakteri, David Phillips adlı gerçek birinden uyarlanmış. Phillips, bir şirketin yaptığı yanlışlıktan faydalanıp 3000 dolara 12.150 kutu puding alarak 1.25 milyon hava yolu mili biriktirerek gazetelere haber olmuş.

Lüzumsuz sinema bilgileri edinme kılavuzu 1“24 Hour People” filminde hem R2-D2′yu canlandıran Kenny Baker, hem de Gollum’u canlandıran Andy Serkins oynuyor.

Peter Jackson’un yeni filmi “King Kong”da King Kong’u, Gollum’u canlandıran Andy Serkis oynuyor.

Mad Max’in fragmanlarında ünlü değil diye Mel Gibson hiç görünmüyormuş.

“The Shawshank Redemption”da Brook’un kargasını bir kurtçukla beslemesine ASPCA (Filmlerde hayvan haklarının ihlal edilip edilmediğini gözleyen kuruluş) itiraz etmiş. ASPCA gözlemcisi huzurunda doğal yollarla ölmüş bir kurt bulunmuş ancak karga bu kurtu yemeyi reddetmiş. Kurt şekli verilmiş bir et parçası ile sorun çözülmüş.

Kevin Smith’in komik ötesi filmi “Chasing Amy”de başroldeki karakterin adı Alyssa Jones. Filmde bir Amy yok!

delete

Almanlar yenilince…

…bizde yenilmiş sayıldık.

delete

Hami olmak…

…barajı 10 kişi yaptırabilmektir.

delete

Keşfedilmemiş ülkeye buyrun: Inception

Keşfedilmemiş ülkeye buyrun: InceptionMetafizik hırsızlık filmi “Inception” için çok şey konuşulacak ama kimse söylemeden biz söyleyelim: “The Matrix’i ziyaret etmiş James Bond filmi.” İlk bizden duydun!

Daha gösterime girmeden IMDb’de doksan bin oy alıp tüm zamanların en iyi filmleri listesinde üçüncü sıraya yerleşen film, bir Christopher Nolan işi. Bir miktar “Memento” (tuzaklar ve bulmacalar), bir tutam “The Dark Knight” (kaos ve anarşi) bulursan şaşırma yani.

Ücretini öderseniz sizin için de çalışabilecek Dom Cobb, rüyalara girip fikir çalan bir ajan, kısaca bir endüstriyel hırsız. Karşılaştığı zorluklar, bilinç altına girdiği kurbanın hayal gücü ölçüsünde limitsiz. Bu kez imkansız bir görev için kiralanıyor; rüyalarına girip kurbanın aklına bir fikir ekmek, kurbanın beynini bu fikri kendisi bulmuş gibi kandırmak. Aslında konunun hiç önemi yok. Nolan’ın yazmak için on yıl harcadığı filmin bütün numarası, filmin ilerleyiş süreci. “Sonu başından belliydi” demeye başlayanlar, sonunu anlamış olabilir ama filmden hiçbir şey anlamadıklarına emin olabilirsin.

Keşfedilmemiş ülkeye buyrun: Inception“Inception”ın “The Matrix” kadar sorgulanacağına, çözümleneceğine emin olabilirsin, dilersen sen de her kareden ikinci bir anlam çıkarmaya çalışabilirsin. Ama bize göre “Inception”, yaşam, ölüm, öncesi ve sonrası kadar sıfır yerçekiminde silahlı düellolar, kafa patlatıcı aksiyon sahneleri anlamına da geliyor. Nolan, Fas çöllerinden Alp buzullarına altı farklı ülkede, 160 milyon dolara çektiği epik bilim kurgusuna kafa yoranı da, yormayanı da farklı derecelerde ödüllendiriyor. Bu yazın “mutlaka sinemada izleyin” filmi!

delete

Murphy Kanunları

Bir şey ters gidecekse mutlaka ters gider!“Murphy Kanunları” denen şey işte budur; yani kötü gitmesi muhtemel bir şey varsa o mutlaka olur! Murphy kanunlarının, 1949′da, Edwards Hava Üssü’ndeki Yüzbaşı Edward Murphy tarafından “keşfedildiği” söylenir.

Elbette doğru olmama ihtimali bulunan hikaye şöyle: Yüzbaşı Murphy, çarpışmaların insanlar üzerindeki etkilerini inceleyen deneyler yapan ekibin başındaydı.

Denek pilotun üzerine sensörler yapıştırılıyordu ve görevlilerden biri 16 sensörü de ters tarafından yapıştırmıştı. Murphy, bunları yapıştıran teknisyen için “Bu işi yanlış yapmanın bir yolu varsa o mutlaka bulur ve yapar” dedi. Bölüm komutanı daha sonra yaptığı basın toplantısında bu lafı hiç unutmadıkları için deneylerinin böyle kazasız belasız geçtiğini söyledi.

Bu laf bir de gazetelere çıkınca her durum için bir Murphy kanunu uyduruldu, hala da uydurulmakta. Ed Murphy’nin (elbette doğru olmama ihtimali bulunan) ölümü de şöyle olmuş: Bir gün benzini bitmiş, elinde bidon, beyaz kıyafetleriyle yüzü trafiğe dönük şekilde yol kenarında yürürken ters taraftan giden bir İngiliz turist tarafından ezilmiş.

Bir şey ters gidecekse mutlaka ters gider!Biz de size birkaç Murphy yasası sayacağız. Bu arada “eğer bilgisayar kilitlenecekse, yazdıklarınızı save etmeden saniyeler önce kilitlenir” yasasından kaçınmaya çalışacağız. Tabii böyle bir mucize mümkünse…

Bir işin ters gitme olasılığı varsa o iş mutlaka ters gider.

Birkaç şeyin ters gitme olasılığı varsa bunların arasında en kötü sonuçlar doğuracak olanı ters gider.

Bir şeyin ters gitmesi için dört yol olduğunu düşünüp hepsi için önlem alabilirsiniz ama bir beşinci yol mutlaka vardır.

Bir şeylerin ters gitmesi bir doğa kanunudur. Bu yüzden her şey yolunda gidiyor gibi görünüyorsa dikkat edin; mutlaka ters giden bir şeyler vardır!

Bir şey arıyorsanız o daima son bakmanız gereken yerdedir.

İlk baktığınız yerde olma ihtimali ile oraya baktığınızda görmeden geçme ihtimaliniz eşittir.

Kaybettiğiniz bir şey ancak onun yerine yenisini aldığınızda ortaya çıkar.

Yeni aldığınız şeyin ucuzunu bulmak için ne kadar aranırsanız aranın, en ucuz seçeneği ancak alışveriş bittikten sonra bulursunuz.

Hiçbir şey göründüğü kadar kolay değildir.

Bir şey ters gidecekse mutlaka ters gider!

Hiçbir şey göründüğü kadar kısa sürmez.

Bir eliniz doluyken kapıyı açmanız gerekirse, anahtarınız mutlaka dolu elinizin tarafındaki ceptedir.

Bir şey aptalcaysa ama işe yarıyorsa, belki de göründüğü kadar aptalca değildir.

Bir şey doğru olamayacak kadar iyiyse muhtemelen doğru değildir.

İstediğiniz bilgisayar programı her zaman sahip olduğunuzdan fazla RAM ister.

Yeteri kadar RAM’iniz olduğunda sabit diskinizde asla yeteri kadar boş yeriniz olmaz.

Bir şey ters gidecekse mutlaka ters gider! Bir program kurmak için yeterli boş yeriniz ve RAM’iniz varsa o program mutlaka çökecektir.

Hala çökmediyse sadece en fazla zarar vereceği anı bekliyordur.

Birine gökyüzünde 300 trilyon yıldız olduğunu söylerseniz inanır ama o masa boyalı derseniz gidip önce bir eller.

Sınav sırasında öğretmeniniz sadece aptalca bir şey yazdığınız sırada başınıza gelip yazdıklarınızı okur.

Bir şeyi çözmek için kullandığınız yollar başka problemlere neden olur.

Bilgisayarda ne kadar ders çalışırsanız çalışın, anneniz içeri siz oyun oynarken girer.

Ders çalışılan bir saat, çalışılmayan bir saatten her zaman daha uzundur.

Geç kaldığınız süre ile trafiğin sıkışıklığının miktarı doğru orantılıdır.

Bir şey ters gidecekse mutlaka ters gider! Tamirciye bozulan bir şeyin neyinin bozuk olduğunu göstermeye çalıştığınız an, o şeyin çalışması için en uygun andır.

En önemli şeyler her zaman en basit olanlardır.

En basit şeyler çoğu zaman yapması en zor olanlardır.

Ekmeğinizin reçelli kısmının yere düşme ihtimali ile halınızın fiyatı doğru orantılıdır.

Birinden büyük miktarda borç isterken önce ödeyebileceğinizi, yani ihtiyacınız olmadığını kanıtlamalısınız.

Sizin olmadığınız sıra her zaman daha hızlı ilerler. Taa ki siz o sıraya geçene kadar.

Diğer şeritte trafik hep daha açıktır. Ta ki içinde olduğunuz araç o şeride geçene kadar.

Bir şey ters gidecekse mutlaka ters gider! Yaptığınız her şey başınızı belaya sokabilir. Hiçbir şey yapmamak dahil.

Aklınıza iyi bir fikir gelmesi, onun daha önce yapılmış olduğu anlamına gelir.

Odanız ne kadar büyük olursa içi o kadar dağınık olur.

Yeni ayakkabı giydiğiniz gün herkes ayağınıza basar (üstelik bu bizde bir de adettendir!).

En hassas şey, düşüp kırılacak olandır.

Bir işi yapmanın en kolay yolu, ancak o iş bittikten sonra sonra aklınıza gelir.

Bir şey ters gidecekse mutlaka ters gider! Banyoda düşecek bir şey varsa mutlaka tuvaletin içine düşer.

Çok etkileyici bir şey yaptığınızda mutlaka yalnız olursunuz.

Yalnız değilken yapmaya çalışırsanız başarısız olacaksınız demektir.

Kıyafetinizin şıklığı ile üzerinize çamur sıçratan aracın büyüklüğü arasında ciddi bir bağ vardır.

Murphy kanunlarından haberiniz olması ile işinizin ters gitmesi arasında hiçbir bağlantı yoktur.

Aynı bağ o gün harika olan saçınız ile yağmur arasında da mevcuttur.

Rüzgarın yönü daima saçınızı en kötü bozacak yöndür.

Bir şey ters gidecekse mutlaka ters gider! Kıymetli bir şeyin düştüğü yer daima parmak ucunuzun bir santim ilerisidir.

Olur da o kıymetli şey parmak ucunuz mesafesine düşerse, bu almaya çalışırken itip uzaklaştıracağınız anlamına gelir.

Gülümseyin, yarın daha da kötü olacak!

Tırnaklarınızı kestiğiniz gün, karşınıza kazıması eğlenceli bir şey çıkması için en uygun gündür.

Bir hata ikinci kez yapılmaz. İkinci kez yapıyorsanız üçüncü kez de yapacaksınız demektir.

Dünyadaki toplam zeka aynıdır ama nüfus sürekli artar.

Bir şey ters gidecekse mutlaka ters gider! Kameranızda yer kalıp kalmadığından emin değilseniz kalmamıştır.

Cam olan bütün eşyalar ana formları olan kum haline dönmeye meyillidir.

Harika esprileriniz hiç hatırlanmaz, aptalca sözleriniz ise hiç unutulmaz.

Bir çift çorabın iki tekinin birden kaybolması ihtimali, diğer çiftlerden bir çorabın kaybolma ihtimali yanında sıfıra yakındır.

Bir çorabın tekini bulmanız, diğer tekini atmanıza bağlıdır.

Kapı mutlaka siz tuvaletteyken çalar. O da olmazsa uyurken çalar. O da olmadıysa siz dışarıdayken çalmıştır.



Gürsoy Ailesi Sesli Sohbet