delete

What we do in life echoes in eternity

Hayatta yaptıklarımız sonsuzlukta yankılanır. Onurunuzu güçlendirin. Size ne olacağını düşünün. Ve hayal ettiğiniz gibi olun. Kendini yalnız kalmış bulursan. Yeşil bir tarlada, yüzünde güneş. Ve ata binerken düşün. Hiçbir zaman endişelenme. Çünkü zaten hepimiz ölüyüz…

delete

Bu film, gerçek olaylara dayanmaktadır

Bu film, gerçek olaylara dayanmaktadır“Hayat, en güzel anlatılmış peri masalıdır”. Bunu Hans Christian Andersen söylemiş, hani Andersen’den Masallar’daki Andersen. Hayatın bir peri masa olduğu konusunda emin değiliz ama yazılmış en entrikalı hikâyeden bile daha iyisini yazabildiğine şahidiz. İşte hayatın yazdığı bu hikâyelerden uyarlanmış ve mutlaka izlenmesi gereken filmleri listeliyoruz.

The Pursuit of Happyness – 2006: Biraz süslenmişse de gerçek olaylardan esinlenen bu film, evsiz bir babanın, çocuğuyla tren istasyonlarında ve sığınaklarında verdiği hayat mücadelesini anlatıyor. Bütün bunlara rağmen filmi yüzümüzde gülümsemeyle izliyoruz. Şu Will Smith ne şeytan tüylü bir adam böyle.

Black Hawk Down – 2001: Düşman bir şehirde düşen helikopterin mürettebatının hikâyesi, Amerika’nın dış politikalarını değiştirecek kadar önemliydi. Ridley Scott’ın yönettiği hikâye ise, izleyicilerin eğlenmesi için aksiyonu politikanın önünde tutuyor. Son yıllardaki gerçekçi savaş filmleri akımının öncüsü olması ve sert anlatımı dolayısıyla önemli bir film olduğunu söyleyebiliriz.

Hotel Rwanda – 2004: Ruanda’da 1994’te çıkan iç savaş, yüzyılın en büyük insanlık suçlarından biriydi ve dünyanın büyük kısmı, bu olaylardan “Hotel Ruanda” sayesinde haberdar oldu. Film kimi zaman Schindler’s List’in bir versiyonu haline geliyor ve anlatımdaki hatalara karşın, içimizi dağlayan, tokat gibi dedikleri türden bir hikâyeyi anlatıyor.

Bu film, gerçek olaylara dayanmaktadırSaving Private Ryan – 1998: Bu listedeki filmler arasında gerçek olaylara en az dayanan film. Sonuçta filmdeki karakterlerden hiçbiri gerçek değil. Ama izlediğimiz savaş filmleri arasında hiçbiri, bizi savaşın tam orta yerinde bu derece savunmasız bırakmadı.

Apollo 13 – 1995: Neredeyse bütün dallarda Oscar’a aday olan filmde, hikâyenin tamamen gerçek olaylara dayanması ve tırnak yedirecek gerilimli olması bir yana, anlatımın da gerçekçi olması için oyuncuların tümü, gerçek astronotlardan eğitim almıştı, uzaydaki sahneler gerçekten yerçekimsiz ortamda çekilmişti, kostümler gerçek uzay kıyafetleriydi, diyalogların tümü NASA kayıtlarından alınmıştı ve hatta oyuncuların giydiği iç çamaşırları bile astronotlar için üretilmişti.

Titanic – 1997: Dalga geçiyoruz :)

Bu film, gerçek olaylara dayanmaktadırSchindler’s List – 1993: Bütün Oscar’lara aday olan ve film, yönetmen, müzik ve senaryo dahil yedi dalda ödül kazanan film, Apollo 13 kadar eğlenceli ya da Zodiac kadar detaylı değil ama tamamen gerçek olaylara dayanıyor ve Amerikan Film Enstitüsü’ne göre tüm zamanların en iyi yüz filminden biri.

 

Zodiac – 2007: Yıllarca bir seri katilin peşinde koşan iki polis ve iki gazetecinin hikâyesini anlatan Zodiac polisiye filmlerin aslında ne kadar uyduruk hikâyeler olduğunun altını çiziyor. Film o kadar gerçekçi ki, ilk kez izlediğimiz gece uyuyamadık. Şaka yapmıyoruz.

The Right Stuff – 1983: Film, Amerikan uzay programının hikâyesini, test pilotu Chuck Yeager’ın astronot olma macerası üzerinden anlatıyor. Uzay görevlerinin zaten dram ve macera dolu olmasından mı, Oscar’lı müziklerinden mi yoksa hepsi birbirinden antika saç modellerinden mi bilinmez, 200 dakikalık süresine rağmen mükemmel bir film.

Bu film, gerçek olaylara dayanmaktadırAwakenings – 1990: Katatonik felçi hastaları uyandıran bir ilaç bulan Doktor Oliver Sacks’ın 1973 yılında yazdığı kitaptan uyarlanan bu filmi, duygusal bir nakavt gibi düşünebilirsin. En iyi oyuncu, film ve senaryo Oscar’ı adaylığı var.

The Great Escape – 1963: II. Dünya Savaşı sırasında Alman toplama kamplarından birinden kaçmaya karar veren bir grubun hikâyesini anlatan film, izleyeceğin en heyecanlı macera veya savaş filmlerinden biri olmakla kalmıyor, kelimesi kelimesine gerçek olaylara dayanıyor.


delete

Bi konuşabilse

Kim olduğunu ve ne istediğini daha fazla bildikçe, seni hayal kırıklığına uğratmalarına daha az izin verirsin.

delete

Sadece polisler…

Mr. Pink: Birilerini vurdun mu?
Mr. White: Sadece birkaç polisi.
Mr. Pink: Hiç gerçek insan yok mu?
Mr. White: Sadece polisler.

delete

Vaat, dönüşüm, prestij…

Her sihirbazlık numarası üç bölüm ya da perdeden oluşur. Birincisi “Vaat” bölümüdür. Sihirbaz size sıradan bir şey gösterir. İskambil destesi, bir kuş ya da bir insan. Bu nesneyi size gösterir. Son derece gerçek, üzerinde oynanmamış, normal bir şey olduğunu görmeniz için nesneyi incelemenizi ister. Fakat gerçek, farklı olabilir. İkinci perdeye “Dönüşüm” denir. Sihirbaz olağan bir nesneyi alır ve onu olağanüstü bir şeye dönüştürür. Hilenin sırrını arıyorsunuz, ama bulamazsınız. Çünkü dikkatli bakmıyorsunuz. Siz sırrı bilmek değil, kandırılmak istiyorsunuz. Henüz alkışlamazsınız, çünkü bir şeyi yok etmek yeterli değildir. Onu geri getirmeniz gerekir. İşte bu yüzden her sihirbazlık numarasında üçüncü bir perde bulunur. İçlerinde en zorlusu. Bizlerin deyişiyle “Prestij”.

delete

Aşk ve Ölüm

Aşık olmak acı çekmektir. Acı çekmemek, için kişi aşık olmamalıdır. Ama, kişi sonra aşık olmamaktan dolayı acı çeker. Bu yüzden, aşık olmak acı çekmek, aşık olmamak acı çekmek, acı çekmek acı çekmektir. Mutlu olmak aşık olmaktır, mutlu olmak o zaman, acı çekmektir, ama acı çekmek kişiyi mutsuz eder, bu yüzden, mutsuz olmak için kişi aşık olmalı, ya da acı çekmeyi sevmeli, ya da çok fazla mutluluktan dolayı acı çekmelidir.

12345


Gürsoy Ailesi Sesli Sohbet