Lüzumsuz Sinema Bilgileri Edinme Kılavuzu

Sinema Yorum Yok

Lüzumsuz sinema bilgileri edinme kılavuzu 1Hiçbir işe yaramayan ama sıkı ve enteresan bilgiler öğrendiğinizde, bunları arkadaşlarınıza satarak sizin de sıkı ve enteresan göründüğünüzü fark ettiniz mi hiç? İşte biz de şu an tam olarak bunu yapacağız, derin ve sistemli araştırmalar sonucu oradan buradan tırtıkladığımız gereksiz sinema bilgilerini sizinle paylaşacağız.

Şimdiye dek çekilmiş en pahalı film, 289 milyon dolar bütçeli “Harry Potter and the Goblet of Fire” olacak. Bundan önceki rekor, 280 milyon dolar ile “Return of the King”e aitti.

Charlie Chaplin, gizlice katıldığı bir “Charlie Chaplin’e benzeme” yarışmasını kaybetmiş.

“Matrix”in Neo’su için ilk olarak Leonardo DiCaprio ve Ewan McGregor’a teklif götürülmüş, ancak ikisi de rolü reddetmiş.

Lüzumsuz sinema bilgileri edinme kılavuzu 1“Star Wars”daki ışın kılıcının sesi, bir film projektörü gürültüsü ile arkası sökülmüş bir televizyona yaklaştırılmış mikrofonun kaydettiği ses karıştırılarak yapılmış.

Haley Joel Osment, “Altıncı His”teki sahnelerinde yeterince sarsılmış görünmek için çekimlerden önce kendini duvardan duvara vuruyormuş. Bu çocuktan sizin de bizim kadar hoşlanmadığınızı umuyoruz.

“Üç Adam ve Bir Bebek” filmindeki bir sahnede perdenin arkasında görülen şeyin, kazayla filme alınmış bir çocuk hayaleti olduğu popüler bir inanış. Oysa ki bu görünen sadece filmin başrol oyuncularından Ted Danson’un mukavvadan posteri.

Kevin Costner, “The Big Chill” filminde bir cesedi oynamıştı.

“Die Hard 3″ filminin senaryosu aslında “Lethal Weapon 4″ olması için yazılmış.

Lüzumsuz sinema bilgileri edinme kılavuzu 1Peter Weller’ın Robocop kostümünde gizli bir klima varmış.

“Jaws” filmindeki mekanik köpek balığının adı Bruce imiş. Hatırlarsanız “Finding Nemo”daki köpek balığının ismi de buydu.

“Blair Witch Project” filminde hiç müzik kullanılmamış. Ayrıca o film gerçek değildi. Çok safsınız canım!

Stiffler’a benzeyen bir arkadaşımızın olmasını çok isterdik.

“Terminator 2″de Arnold Schwarzenegger’a ödenen ücret 15 milyon dolar, Arnold’un toplam söylediği sözcük sayısı ise 700. Yani Arnold’a “Hasta la vista bebek” dedirtmenin ücreti 85.716 dolar oluyor.

Lüzumsuz sinema bilgileri edinme kılavuzu 1“Lord of the Rings: Two Towers”daki Miğfer Dibi savaşının bağırış çağırışları, Peter Jackson yönetimindeki 25.000 kriket fanı tarafından seslendirilmiş!

“Matrix”in gösterime girmesinden sadece 3 ay sonra meşhur “bullet-time” efekti tam 20 filmde kullanılmış.

“Pulp Fiction”daki çantanın içinde sadece 20 watt’lık turuncu bir ampul varmış. Çantanın içinde Marcellus Wallace’ın ruhu olduğu popüler bir inanış. Hıristiyan inanışına göre şeytan, birinin ruhunu ensesinde açtığı delikten çıkarır, Marcellaus’un ensesindeki yara bandı da bu dedikoduyu güçlendiriyor. Ancak Quentin Tarantino’ya göre yara bandının sebebi, Ving Rhames’in bir yara izinin görünmesini istemediği için kapatması.

Başka bir inanış da çantada Val Kilmer’ın “True Romance”da giydiği Elvis kostümü olduğu.

Jennifer Lopez, yılanlardan korktuğu için son anda “Anaconda”da oynamaktan vazgeçmiş, ancak kontratı gereği oynamak zorunda kalmış.

“Showgirls”ün başrolü Elizabeth Berkley’den önce Madonna, Drew Barrymore, Charlize Theron, Sharon Stone ve Jenny McCarthy’ye teklif edilmiş.

Altın Ahududu’ya 13 dalda aday olup 7′sini alan “Showgirls”ün yönetmeni Paul Verhoeven, ödülünü şahsen almaya giden tek yönetmenmiş.

“Green Mile”, “Teen Wolf”, “Hayalet Avcıları”, “Polis Akademisi”, “Karate Kid”, “Geleceğe Dönüş” ve “Bill ve Ted’in Maceraları”, çizgi roman olarak düşünülüp beğenilmeyeceği tahmin edilerek vazgeçilen projelermiş.

Lüzumsuz sinema bilgileri edinme kılavuzu 1George Lucas, Luke Skywalker’ı önce kadın, arkasından cüce, arkasından 60 yaşında bir general olarak düşünmüş.

Indiana Jones’un şapkasını hiç çıkarmaması esprisi, devamlılık hataları olmasın kaygısından kaynaklanıyormuş.

“Rezervuar Köpekleri”nde Michael Madsen’in canlandırdığı Vic Vega ile “Pulp Fiction”da John Travolta’nın canlandırdığı Vincent Vega kardeşmiş.

Komedi olmadığı sürece başrolünde atlar olan bir filme gitmeyi sevmiyoruz.

Lüzumsuz sinema bilgileri edinme kılavuzu 1“Hayalet Avcıları”ndaki marshmallow adamın erimesi sahnesi için 150 kilo tıraş kremi kullanılmış.

“SWAT” çekilirken setin yakınında tesadüfen polisler gerçekten bir suçluyu arabayla takip ediyorlarmış. Bu sahneler filmde kullanılmış.

“Olağan Şüpheliler”deki Keyser Soze’nin ismi, yönetmen Bryan Singer’in eski patronundan esinlenilerek yaratılmış.

Big Kahuna Burger, Tarantino’nun favori hayali restoranı olarak “Pulp Fiction”, “From Dusk Tilk Dawn” ve “Reservoir Dogs”da görülebiliyor.

“Casablanca”nın efsane cümlesi “Tekrar çal Sam”, aslında filmde hiç söylenmiyor!

Spielberg, “Schindler’in Listesi” için Auschwitz toplama kampında çekim yapma izni alamayınca, kapının üstünden gizlice çekimler yapmış ve seti bu görüntülere göre inşa ettirmiş. Ayrıca Spielberg, bu filmden para almamış, sebebi de bu paranın “kanlı para” olacağıymış.

Adam Sandler’ın “Punch Drunk Love”daki karakteri, David Phillips adlı gerçek birinden uyarlanmış. Phillips, bir şirketin yaptığı yanlışlıktan faydalanıp 3000 dolara 12.150 kutu puding alarak 1.25 milyon hava yolu mili biriktirerek gazetelere haber olmuş.

Lüzumsuz sinema bilgileri edinme kılavuzu 1“24 Hour People” filminde hem R2-D2′yu canlandıran Kenny Baker, hem de Gollum’u canlandıran Andy Serkins oynuyor.

Peter Jackson’un yeni filmi “King Kong”da King Kong’u, Gollum’u canlandıran Andy Serkis oynuyor.

Mad Max’in fragmanlarında ünlü değil diye Mel Gibson hiç görünmüyormuş.

“The Shawshank Redemption”da Brook’un kargasını bir kurtçukla beslemesine ASPCA (Filmlerde hayvan haklarının ihlal edilip edilmediğini gözleyen kuruluş) itiraz etmiş. ASPCA gözlemcisi huzurunda doğal yollarla ölmüş bir kurt bulunmuş ancak karga bu kurtu yemeyi reddetmiş. Kurt şekli verilmiş bir et parçası ile sorun çözülmüş.

Kevin Smith’in komik ötesi filmi “Chasing Amy”de başroldeki karakterin adı Alyssa Jones. Filmde bir Amy yok!

Keşfedilmemiş ülkeye buyrun: Inception

Sinema Yorum Yok

Keşfedilmemiş ülkeye buyrun: InceptionMetafizik hırsızlık filmi “Inception” için çok şey konuşulacak ama kimse söylemeden biz söyleyelim: “The Matrix’i ziyaret etmiş James Bond filmi.” İlk bizden duydun!

Daha gösterime girmeden IMDb’de doksan bin oy alıp tüm zamanların en iyi filmleri listesinde üçüncü sıraya yerleşen film, bir Christopher Nolan işi. Bir miktar “Memento” (tuzaklar ve bulmacalar), bir tutam “The Dark Knight” (kaos ve anarşi) bulursan şaşırma yani.

Ücretini öderseniz sizin için de çalışabilecek Dom Cobb, rüyalara girip fikir çalan bir ajan, kısaca bir endüstriyel hırsız. Karşılaştığı zorluklar, bilinç altına girdiği kurbanın hayal gücü ölçüsünde limitsiz. Bu kez imkansız bir görev için kiralanıyor; rüyalarına girip kurbanın aklına bir fikir ekmek, kurbanın beynini bu fikri kendisi bulmuş gibi kandırmak. Aslında konunun hiç önemi yok. Nolan’ın yazmak için on yıl harcadığı filmin bütün numarası, filmin ilerleyiş süreci. “Sonu başından belliydi” demeye başlayanlar, sonunu anlamış olabilir ama filmden hiçbir şey anlamadıklarına emin olabilirsin.

Keşfedilmemiş ülkeye buyrun: Inception“Inception”ın “The Matrix” kadar sorgulanacağına, çözümleneceğine emin olabilirsin, dilersen sen de her kareden ikinci bir anlam çıkarmaya çalışabilirsin. Ama bize göre “Inception”, yaşam, ölüm, öncesi ve sonrası kadar sıfır yerçekiminde silahlı düellolar, kafa patlatıcı aksiyon sahneleri anlamına da geliyor. Nolan, Fas çöllerinden Alp buzullarına altı farklı ülkede, 160 milyon dolara çektiği epik bilim kurgusuna kafa yoranı da, yormayanı da farklı derecelerde ödüllendiriyor. Bu yazın “mutlaka sinemada izleyin” filmi!

Lost: Yanıtı Aranan Sorular

Sinema Yorum Yok

Beşinci sezonu biteli çok olmuş, altıncı ve sonuncu sezonunun başlamasına da 2 ay kalmış bizde bu arada lostu çözmeye çalışırken ısınmış beyinlerimizi soğumaya bırakırken, bir yandan gelecek sezona ve gelecek cevaplara hazırlanmaya başlamalı. Ancak “aradan 5 sene geçmiş, ben soruları hatirlamiyorum!” diyenler olacaktır aramizda, eh çok normal, günü gününee çalışmazsanız tabi ki cevaplari soramazsiniz!

Ama hemen üzülmeyin, işte çalışkan bir arkadasin güzel tutulmus notlari:

1×01 pilot, part 1
- jack ormanda tek basina, kaza mahalinden ve digerlerinden cok uzaga nasil dustu?
- ucak, telsiz iletisimini nasil kaybetti?
- bu canavar/siyah duman, pilotu neden oldurdu?
- canavar/siyah duman ne?

1×04, walkabout
- locke’un bacaklarindaki felc nasil iyilesti?
- duman niye locke’u takip etti? niye saldirmadi?
- locke, dumana bakinca ne gordu?

1×05, white rabbit
- christian’in cesedi nerede?
- jack’in babasi ile ilgili hayallerinin sebebi nedir?
- bu hayaller neden daha sonra biranda durdu?

1×06, house of the rising sun
- adem ile havva kimdi? nasil ve ne zaman olduler?
- neden ceplerinde siyah ve beyaz tas vardi? bu taslara ne oldu?

1×09, solitary
- bu fisiltilar da ne?

1×10, raised by another
- richard malkin ne diye claire’e cocugunu kendi yetistirmesi icin baski yapti? sonra neden fikrini degistirdi?
- malkin neden claire’i oceanic 815′e bindirmek icin cabaladi?

1×14, special
- walt nasil boyle ozel?

1×16, outlaws
- tampa isi de neydi? (hibbs -hani terminator 2 deki civa robot-, kocum sawyer’a “artik tampa isinden sana borcum kalmadi” gibi bisi diyordu, biz de o isin ne oldugunu da merak ediyoruz. evet manyagiz)

1×22, born to run
- kate’e annesinin kanser tedavisi icin hastanede oldugu mektubunu kim gonderdi?
- walt, locke’un hatch’i acmaya calistigini nasil biliyordu ve onu acmamasi icin neden uyardi?

1×23, exodus part 1
- black rock, adada kara icerisine nasil geldi?

1×24, exodus part 2
- duman locke’a neden saldirdi ya da daha onceki karsilasmalarinda neden saldirmamisti?
- duman locke’u nereye goturuyordu?

2×01, man of science, man of faith
- shanon walt’i nasil gorebildi?

2×03, orientation
- alvar hanso ve dharma initiative adayi nasil buldular?

2×07, the other 48 days
- libby’nin buldugu “cam goz” kimindi?

2×09, what kate did
- kate’in atinin olayi ne ?
- neden orientation filmi kesilip, ok(arrow) istasyounundaki incilin icine saklanmisti?

2×10, the 23rd psalm
- duman mr. eko’ya neden saldirmadi?
- duman, nasil mr. eko’nun anilarini gosterebildi?
- uyusturucu kaciranlarin ucagi adaya nasil geldi?

2×14, one of them
- henry(ben), rousseau tarafindan yakalanirken ne yapiyordu?

2×17, lockdown
- dharma ekibi olduruldugu halde adaya neden hala yiyecek vs atiliyor?
- henry(ben) dugmenin ne ise yaradigini biliyor muydu?
- orjinal henry gale’i, ben mi oldurdu?

2×18, dave
- libby santa rosa’daki hastalardan birisi miydi? / neden?

2×19, s.o.s
- rose’un kanseri ve locke’un felci adada nasil iyilesti?

2×23, live together die alone
- desmond bro, neden ordudan atildi?
- 4 ayakli heykel ne is? heykelin geri kalanina ne oldu?

3×03, further instructions
- kutup ayisi magrasindaki iskeletler kimindi?
- oyuncak kamyon nereden geldi?
- locke ve mr. eko hatch patlamasindan nasil kurtuldular?
- locke’un dili neden tutuldu?

3×05, the cost of living
- duman, mr. eko’yu neden oldurdu?
- mr. eko’nun yemi hayallerine ne sebep oldu?
- eko, “siradaki sensin” derken ne anlatmaya calisti?
- yemi’nin cesedine ne oldu?

3×06, i do
- jacob’un listesi ne? bu listede kimler var?

3×11, enter 77
- mikhail’in daktilosundaki rusca mektup’un olayi ne?
- the flame’de ki sanal satranc oyununda neden boyle fonksiyonlar gizlenmis?

3×15, left behing
- duman, juliet ve kate’e saldirirken ki isiklar neydi?

3×16, one of us
- neden hamileler adada oluyorlar?
- jacob, rachel’in kanserini iyilestirdi mi? yoksa rachel’in yeniden olustugu soylenen kanseri hep yalanmiydi?
- mikhail, 815 yolculari hakkindaki bilgilere nasil ulasabiliyor?

3×17, catch 22
- naomi, desmond ile penny’nin fotografin kopyasini neden tasiyordu?
- campbell’in eloise hawking’le iliskisi ne?
- penny’nin babasiyla manastirin alakasi ne?

3×18, d.o.c.
- staff’daki oda neden gizliydi?
- mr. paik, hanso foundation’a ne sagliyordu?

3×20, the man behind the curtain
- ben siniftayken meydana gelen sarsinti neydi?
- ben’in rahmetli annesinin gorunmesi nedir/nasildir?
- dharma’yi gazla zehirleme olayinin arkasinda kim var?
- annie’ye ne oldu?
- ben nasil lider oldu?
- richard neden yaslanmiyor? kac yasinda?

3×22, through the looking glass
- tapinak nedir? digerleri oraya neden gidiyor?
- bonnie ve greta’nin kanada’daki isleri neydi?
- charlienin cozdugu programi kodlayan muzisyen kimdi?

4×01, the beginning of the end
- jacob’un evi nasil hareket ediyor?
- lewis (hastalardan biri) charlie’yi nasil gorebiliyor?

4×02, confirmed dead
- miles’in yeteneklerinin sebebi ne?
- 815′in pilotu neden degistirildi?
- ada’da gun isigi kirilmalari neden duzgun degil?
- ben’in fotografi ne zaman ve nerede cekilmisti?

4×03, the economist
- naominin bilezigindeki r.g. kim?
- 31 dakika 20 saniyelik zaman farkinin sebebi ne?
- jacobun evi neden locke’un aradigi yerde degildi?

4×05, the constant
- widmore’un aldigi gunlukte neler yaziyordu?
- ada’daki zaman ile dis dunyadaki zaman neden farkli?

4×06, the other woman
- goodwin’in vucudundaki kimyasal yanigin sebebi ne?
- goodwin yarasi hakkinda neden yalan soyluyor?
- harper ormanda nasil bir gorunup bir kayboluyor?
- penny, babasinin arastirmasi hakkinda neler biliyor?
- widmore’un dovdugu adam kim?
- bu video’yu kim cekti?
- harper’in ben’ile baglantisi ne?
- daniel’in haritasini kim yapti?

4×07, ji yeon
- desmond ile sayid’in odasindaki duvarda kimin kani vardi?
- hurley kimsenin gelmedigini duyunaca neden sevindi?

4×08, meet kevin johnson
- ada, michael’in intihar etmesine nasil engel oluyordu?
- tapinak neden sadece digerleri icin?

4×09, the shape of things to come
- ben, whidmore’u neden olduremiyor?

4×10, something nice back home
- christian, jack’e nasil gorununebiliyor?
- christian neden claire’e gorundu?

4×11, cabin fever
- richard adadan nasil ayrildi?
- christian and claire neden jacobun evindeydi?
- claire neden cok sakindi?
- christian locke’a neden kimseye claire’den bahsetmemesini tembihledi?

4×12, there is no place like home part 1
- sun, babasinin sirketi icin neler planliyor?
- diger kurtulan 3 kisi olarak neden charlie, boone ve libby’i sectiler?

4×13, there is no place like home part 2 & 3
- miles neden adada kalmak istedi?
- adayi tasiyan donmus tekerlegin olayi ne?
- orchid kasedi neden basa sariyor?
- neden oceanic 6, locke ile beraber adaya donmek zorunda?

5×01, because you left
- adayi tasiyan donmus tekerlegi kim yapti, sonra ne oldu da bulundugu yere gomuldu?
- daniel, neden desmond’un zaman ile ilgili kurallardan muaf oldugunu dusunuyordu?
- sayid ile hurley’i yakalamaya calisanlar kimlerdi?

5×02, the lie
- ben jill’e gabriel ve jeffreyinin gelip gelmedigini sordu. kimdi bunlar?
- ben ile bayan hawking’in iliskisi ne?
- ben’in cantasina koydugu sey neydi?

5×03, jughead
- amerikan ordusu adayi nasil buldu?
- desmond, faraday’in kendisini ziyaret ettigi yili neden hatirlayamiyor?
- desmond’an once, faraday’in ofisini kimler ziyaret etti?

5×04, the little prince
- kumsaldaki kampi kim yagmaladi?
- sun’a pakedi kim gonderdi?
- sayid’i kim oldurmeye calisti ve uzerinde neden kate’in adresi vardi?

5×05, this place is death
- duman, neden fransiz ekibe saldirdi?
- fransiz ekip neden silahliydi?
- robert, brennan, lacombe ve montand’a tapinagin altinda ne oldu?
- robert, dumanin tapinagi korudugunu nasil ogrendi?
- duman neden tapinagi koruyor?
- ben oceanic 6′yi nasil ve kimden korudu?
- adayi tasimak icin neden locke secildi?
- ben neden locke’un yerini aldi?

5×06, 316
- lamp post istasyonuyla, eloise hawking arasindaki baglanti nedir?
- adanin hareketlerini tahmin eden adam kim?
- eger ada, kasitli tasiniyorsa, nereye tasinacagini nasil tahmin ediyorlar?
- ada, desmond’tan ne istiyor?
- adaya donenler, neden ilk gittiklerindeki ortami olusturmaya calisiyorlar?
- jack, hurley ve kate ucaktan adaya nasil gectiler?

5×07, the life and death of jeremy bentham
- rousseu’nun ve daniel’in haritalari nasil hydra’ya geldi?
- daniel’in haritasina, hieroglifleri kim cizdi? neden cizdi?
- widmore’un yaklastigini soyledigi savas ne?
- chales widmore, adanin gelecegi hakkindaki seyleri nasil biliyor?
- locke’u bu kadar ozel yapan ne?

5×08, lafleur
- dev heykel goruldugundeki tarih neydi?
- dharma ve digerleri arasindaki ateskes ne?
- paul’un kolyesinin anlami ne?
- richard, sonar citleri nasil gecebiliyor?
- digerleri paulun cesedini neden istiyorlar?

5×09, namaste
- kokpitte neden meshur numaralar vardi?
- christian’in sun’a bahsettigi yolculuk ne?

5×10, he is our you
- ilana, sayid’i hangi yetliyle, kelepceyle ucaga bindirebildi?

5×11, whatever happenend, happened
- ben’i iyilestiren tapinakin olayi ne?
- ben neden hafizasini ve masumiyetini kaybediyor?

5×12, dead is dead
- ethan, nasil digerlerine katiliyor?
- locke, kisladan ayrilip nereye gidiyor?

5×13, some like it hoth
- daniel adadan neden ve ne zaman ayrildi?
- chang, alvarez’in cesedini neden orchid’e getirtti?
- felix’i oldurerek oceanic 815 kazasi hakkindaki sahte dokumanlari kim caldi?

5×14, the variable
- eloise adayi nasil terketti?
- daniel, swan hakkindaki bilgileri nasil ogrendi?
- faraday, jack’e “sen buraya ait degilsin” derken ne demek istedi?

5×15, follow the leader
- richard, locke’u jacob’a goturmek konusunda neden isteksizdi?

5×16, the incident parts 1&2
- siyahli adam kim?
- neden jacob’u oldurmek istiyor?
- jacobu oldurmek icin neden bir loophole’a ihtiyac duyuyor?
- jacob, adaya insanlari nasil getiriyor?
- jacob’un siyahli adama kanitlamaya calistigi yanlis ne?
- jacob, kisileri hayatlarinin onemli noktalarinda neden ziyaret ediyor?
- jacob, neden herkesle fiziksel temas kuruyor?
- jacob, ziyaret ettigi kisiler hakkindaki bilgileri nereden ogreniyor?
- jacob, richard’in yaslanmasini nasil engelliyor?
- ben neden jacob’u liderken goremedi?
- jacob neden kendini korumadi?
- jacob’un evinin etrafindaki kul cemberini kim bozdu?
- jacob, evini ne zaman ve neden terketti?
- jacob’un evini, jacob yokken kim kullaniyordu?
- ilana neden evi atese verdi?
- ilana ve ekibindekiler ada hakkindaki bu kadar bilgiyi nereden biliyorlar?
- ilana ve jacob’un baglantisi ne?
- ilana’nin yuzu gozu neden bandajlanmisti?
- frank’i ne icin bir aday olarak dusunuyorlar? ve neden?
- jacob’un kimlerin geleceklerini soyledi?

Köstebek

Sinema Yorum Yok

Köstebek79. Oscar ödüllerinde “en iyi film” ve “en iyi kurgu” ödülünü alan Köstebek’in yönetmeni Martin Scorsese de yıllardan beri beklediği en iyi yönetmen ödülünü aldı. Tabii filmin Oscar başarısına bizim diyeceğimiz bir şey yok ama yine de eleştirilerimizin arkasında duruyoruz.

Dünyanın en büyük yönetmenlerinden birisin diye, filmlerin her zaman taş gibi çıkmak zorunda değil. Örnek mi? Martin Scorsese’nin “Gangs of New York” ve orası burasını tutmayan “The Aviator”ı. Belki aklımıza gelecek ilk örnek Martin Scorsese olmazdı ama yeni filminden bahsedeceğiz, eh haliyle…

Scorsese, yeni filmi “The Departed / Köstebek”te kendi çöplüğüne geri dönüyor; suç dünyasına. Bu kez Boston’un tehlikeli sokaklarında geçen hikâyede Billy Costigan (Leonardo DiCaprio), İrlandalı mafya babası Frank Costello’nun (Jack Nicholson) yanına gizli polis olarak sızıyor. Polisler yıllardan beri Costello’nun peşindeler ama bir türlü gerekli kanıtları bulamıyorlar. Billy ise yıllardır yapılamayanı kısa sürede beceriyor, tabii ailesi ile ilgili işkilli durumların da faydasıyla. O işkilli durumu da filme bırakalım artık. Filmdeki tek köstebek o değil, bir de polis teşkilatında kim olduğu bir türlü belirlenemeyen bir köstebek var, o da Colin Sullivan (Matt Damon) oluyor. Filmin gerilimi de, iki polisin kendi kimliğini gizli tutarken diğer köstebeğin kimliğini açığa çıkarmasından doğuyor. Ortada bir de Çinliler ve mikroişlemciler var ama bunlar daha çok entrikalar üretilsin diye zorla hikâyeye eklenmiş ayrıntılar.

Köstebek“Köstebek”, “Infernal Affairs”in Amerikan çevrimi. Orijinaline göre en büyük üstünlüğü, oyuncu kadrosunun başarısı. Jack Nickholson’ı tekrar en kötüsünden pis bir ihtiyar rolünde görmek eğlenceli. En büyük sürpriz ise, Leonardo’yu ilk defa tam anlamıyla yetişkin bir rolde izlememiz. Eh, bebek yüzüne iliştirdiği sakalların da bunda payı var tabii. Scorsese, Leo’yu son üç filminde başrole oturtarak, onun bir sonraki Robert De Niro olacağı sinyallerini vermeye çalışıyor. Olur mu olmaz mı bilemeyiz ama artık Leo’nun sırtının yere gelmeyeceği besbelli. Mark Wahlberg ise aşırı abartılı oynamasına rağmen sonuç o kadar eğlenceli ki muhtemelen Scorsese de bu eğlenceden izleyicileri mahrum etmemek için bu abartıya göz yumdu.

“Köstebek”, Scorsese’in imzası haline gelen birkaç plan ve bazı entrikaları da hesaba katarsak, “orası burasını tutan” bir film. Ne yazık ki yoğun aksiyon ve başarılı oyunculukları kaldıramayan vasatça bir hikâyesi var. İşin Scorsese tarafında aksayan kısmına gelirsek, bize “Taxi Driver” gibi huzursuz bir başyapıt sunmuş yönetmenin, filmin sonunda her şeyi tatlıya bağlamamasını dilerdik. Tamam, kötüler son 10 dakikada yine en ağırından cezalanıyor ama perde kapanırken her şey iyi bitmiş hissiyle kalkıyorsunuz. Haydi Martin, damarımıza damarımıza basmanı özledik.

Pan’s Labyrinth

Sinema Yorum Yok

Pan's LabyrinthCronos ve Hellboy gibi filmlerle farklı çizgisini oturtan Latin yönetmen Guillermo del Toro, filmi Pan’s Labyrinth’te İspanyol iç savaşını bir çocuğun gözlerinden fantastik bir dille anlatıyor.

Filmde iç içe geçmiş iki ana hikâye var. Bunlardan ilki, yetişkinlerin dünyasının acımasızlığı üzerine. 1940’lı yıllar ve acımasız bir savaş devam etmekte. Savaşın taraflarından birisi kahramanımız Ofelia’nın acımasız üvey babası. Onun acımasız yüreğinde Ofelia’ya da yer yok. İkinci hikâye ise kitap kurdu Ofelia’nın hayal dünyasında geçiyor. Küçük kahramanımız, perilere dönüşen böceklerin, keçi adam Pan’ın peşinden labirentlere, oradan da zaman zaman insanın kanını donduran maceralara atılıyor. Bu iki hikâyenin birleşiminden doğan renk ne kırmızı ne de sarı. Hayal ve gerçeğin birbirine karıştığı Ofelia’nın dünyasına turuncu gibi ara bir renk hakim.

2006 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışan, 2007 Oscar Ödüllerinde En İyi Sanat Yönetimi, En İyi Görüntü, En İyi Makyaj ödüllerini kucaklayan filmin yönetmeninin başarısı, anlattığı hikâyeyi bir masala dönüştürebilmesi ve ona bizi inandırabilmesi olsa gerek. 10 yaşındaki bir çocuğun savaşa tanık olan gözleri, o acımasız dünyada Ofelia’nın yalnızlığı o kadar inandırıcı ki çıktığı yolculuğun hayal mi gerçek mi olduğunu sorgulamıyoruz bile. Onun yanında yer alıyor ve dünyasına onun gözleriyle bakıyoruz.

Pan's LabyrinthOyuncu seçimi ile ayrıntılara baktığımızda şu gibi haberlere ulaşıyoruz: Yönetmenimiz Toro, filmde Kaptan Vidal’ı canlandıran Sergi López’i daha ortada bir senaryo yokken bile bir sonraki filminde oynatmaya karar vermiş. Ana karakter Ofelia’yı canlandıran ve gerçek hayatta da 11 yaşında olan Ivana Baquero, daha önce birkaç İspanyol filminde küçük roller almış ama yönetmenin gözüne, yaşına göre fazlaca zeki sözler sarf ettiği bir röportaj sayesinde girmiş. Saklayacak sırlarıyla hüzünlü ve içe dönük bir karakter olan Mercedes rolü için Maribel Verdú’nün seçilmiş olması da şaşırtıcı değil.

Ayrıca yönetmen Guillermo del Toro verdiği röportajlarda, filmin kendisi için ayrı bir önemi olduğunu belirtiyor. Kendisi yıllardır, içinde onlarca çizim ve yüzlerce yazı olan bir “fikir günlüğü” tuttuğunu, bu filmde günlüğünün arasında kalmış bir çok taslağın hayat bulduğunu söylüyor.

Geride bıraktığımız İstanbul Film Festivali’nin de en çok ilgi gören filmlerinden olan –Türkçe adıyla- Pan’ın Labirenti, festivalin ardından ülkemizde de vizyona girdi. Filmi izlerken masalsı bir yolculuğa çıkacak ve zaman zaman gerileceksiniz, hazırlıklı olun…

Quentin Tarantino Sorunsalı

Sinema Yorum Yok

Quentin Tarantino sorunsalıTarantino, 10 yıl önce ele avuca sığmaz bir yönetmen, eleştirmenlerin paşasıydı. Hala ele avuca sığmaz bir yönetmen, hatta bu konuda kendini aşmaya devam ediyor (Bakınız “Death Proof”), ancak eleştirmenlerin gözünde kıymetini kaybetmeye başladı mı ne?

Bunun arkasında, sinema eleştirmenlerinin “popüler, keşfedilmiş her şeye karşıyız” tavrının yattığı çok açık. Adam her filminde “Pulp Fiction”daki gibi kurguyu, diyalogları, “Rezervuar Köpekleri”ndeki gibi karakter kurgulamayı yeniden icat edecek değil ya? O zaman eleştirmenlerin Quentin Tarantino’yu eleştirirken söylediklerine bir göz atalım.

Kurguyu silip atan adam:

Tarantino’nun Pulp Fiction’da kurguyla oynayıp filmin başını ortasına, ortasını sonuna, sonunu başına yerleştirme sebebi, film çekmeye başlama sebebi ile aynı. Quentin Tarantino ya da hayranlarının tabiriyle QT, bir video dükkânında bütün gün film seyredip, B filmleri külliyatını yalayıp yuttuktan sonra, önce senaryo yazmaya, sonra da şansı yaver gidip film çekmeye başlamıştı. Bu video dükkânı macerası sırasında giriş-gelişme-sonuç şeklinde gelişen film akışının anlatılan hikâyeyi nasıl zedeleyebildiğini fark etti. Her durumda değil ama bazı durumlarda anlatılan hikâyenin bitmesi gerekliliği, çok güzel giden bir filmin uyduruk bir sonla bağlanmasına ya da finali müthiş olan bir filmin, sırf ilk yarısı güzel yazılmadı diye ortasında bitirilmesine neden oluyordu. İşte bu gözlemi, “Rezervuar Köpekleri” ile kendini kanıtlayıp artık istediğini yapma özgürlüğü kazandıktan sonra “Pulp Fiction”ın kurgusunda izleyenlerle dalga geçmesine sebep oldu. A’dan Z’ye ulaşmaya çalışmak yerine, filmini hikâyede anlatılan olayların önem sırasına göre kurguladı. Böylece Jules’un suça tövbe ettiği kısım hikâyenin sonu değilken filmin sonu haline geldi. QT’nin sinemasının yeterli olup olmadığı değil, bu adamın ne kadar zeki olduğu konuşulmalı! QT 1, eleştirmenler 0.

Quentin  Tarantino sorunsalıŞiddetli durumlar:

QT filmlerinin fazlasıyla şiddet dolu olduğu düşünülür. Aslında bu doğru değil. “Rezervuar Köpekleri”nin en şiddetli sahnesi olan “kulak” sahnesinde bize hiçbir şey gösterilmez. Filmlerde kan miktarı o kadar fazladır ki, bir kan gölü içinde yatan yaralı kişiye bakınca gerçek olmadığını düşünmekten başka çareniz yoktur. “Pulp Fiction”da sadece 7 kişi mefta olur, sıradan bir macera filminde bu sayı yüzleri bulabilir. Jules ve Vincent, ellerine silahlarını aldıklarında kamera onlara dönüktür mesela. Ya da iğne Mia’nın kalbine girip hayatını kurtarırken biz Rosanna Arquette’in yüzünü görürüz. Arka koltuktaki silahlı olayı da göstermez QT. “Death Proof”ta şiddetin göze batmasının tek sebebi, bunu yapanın bir kadın olmasıdır. Yoksa bir Roger Corman filmine bakarsanız bundan katlarca defa fazla şiddete rastlarsınız. QT’nin filmlerindeki şiddet, şiddetle ve bu arada bizimle dalga geçmesinden dolayı izleyenlere batar, yoğunluğundan dolayı değil. QT filmlerindeki şiddeti eleştirenler, aslında ne kadar zeki bir adam olduğunu anlamaya zahmet etmeyenlerdir. QT 2, eleştirmenler 0.

Quentin  Tarantino sorunsalıİstismar:

Sinema eleştirmenlerinin bayıldığı bir kelime bu, “istismar sineması”. Biraz fazla mı çıplaklık var, “istismar sineması”nı basarlar. Biraz fazla mı şiddet var? Yapıştır “istismar sineması”nı. QT, gençliği B filmleri ile geçmiş, dolayısıyla bu elementleri filmlerin doğal bir parçası saymış bir yönetmen. Kariyerini de bunlar üzerine oturtması son derece normal. Neden “Paris’te son Tango” bir istismar filmi değil? Bernardo Bertolucci yönetti diye mi? QT 3, ikiyüzlü eleştirmenler 0.

Olmayan şeyleri varmış gibi gösterip, filmleri arasında bağlantı kurup prim yapmak:

Bu eleştirilerin bir kısmı tamamen temelsiz, bir kısmı ise yanlış yorumlanıyor. Mesela “True Romance” filminde Clarence, Big Kahuna hamburgeri yiyor, “Rezervuar Köpekleri”nde Samuel L. Jackson polis memurunu oynuyor gibi… Bunlar tamamen desteksiz atılıyor. QT filmlerinin birbirleriyle bağlantısı, aynı isimli karakterler (Alamaba, Bonnie, Floyd, Joe, Marvin, Vincent…) kullanılması, sıklıkla aynı aktörlerin oynaması ve aynı konulardan bahsedilmesi şeklinde gerçekleşiyor ki bırakın da adamın bu kadar espri yapmaya hakkı olsun. “Pulp Fiction”daki MacGuffin, yani içinde ne olduğunu bilmediğimiz çanta ise, filmin sırtını dayadığı esas element değildir. Yani şu Marcellus’un aslında şeytan olduğu, “Rezervuar Köpekleri”nde arabayı takip eden turuncu balonun da bir MacGuffin olarak kullanıldığı teorileri, adı üzerinde, tamamen “teoridir”. “Simpsons ve Felsefe” diye bir kitap bile yazılabiliyorken, bırakın kafası fazla çalışan, zamanı da bol olan hayranlar teoriler üretsin. QT, filmlerini bu teoriler üzerine kurmadıkça ne zararı var ki?

Böylece eleştirmenlere dört gol atan QT’nin, dünyanın en iyi yönetmeni olduğunu tartışmaya yer bırakmayacak şekilde kanıtladık :) Artık size de “Pulp Fiction”u şöyle keyifle bir daha izlemek kaldı. İyi seyirler!

Inception | Christopher Nolan

Sinema Yorum Yok

Christopher Nolan’ın Warner Bros. ile Inception adlı bilim-kurgu filmini yönetmek için anlaştığı açıklandı. Nolan’ın eşi ve yapımcı ortağı Emma Thomas bu filmin yapımcılığını üstlenecek. 2009′un yaz aylarında çekimlerine başlanan filmin 2010 yazında vizyona girmesi planlanılıyor.

Batman Begins ve The Dark knight arasında Nolan seriye kısa bir ara vererek gene Batman filmlerindeki yıldızları Christian Bale ve Michael Caine’ne Hugh Jackman’ı da dahil edip The Prestige adlı filmi çekmişti. Nolan’ın hala Batman 3′ü yönetip yönetmeyeceği kesinlik kazanmış değil, fakat gene Batman filmlerinin yapımcı stüdyosu Warner Bros.’un bünyesinde başka bir filmin başına geçmesi yönetmenin farklı projeleri de değerlendirmek istediği yönünde yorumlanıyor.

Sayfalar: 1 2 Sonraki
Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes