Olasılıksız
Nisan 27, 2010 Hikaye Yorum Yok
Gelin, olasılıksıztan söz edelim.İlk önce , olasılık dediğimizde en sık akla gelen çekilişlerden, piyangolardan söz edelim.
Amerika’daki en büyük piyangoyu, Powerball’ı kazanabilme olasılığı 120.000.000′da 1′dir. Powerball’ın ilk oynanmaya başlandığı 1997′den beri elliden fazla insan bu olasılığı alt üst ederek büyük ikramiyeyi kazanmıştır. Onlar , bu gezegendeki en şanslı , en zengin insanlar arasındadır. Onlardan nefret ederim.Ama konumuz değil.
Şimdi de düşük-olasılıklı bir olaydan söz edelim: Dünyaya dev bir gök taşı çarpacak ve uygarlık yok olacak. Jeofizikçilere göre , her yıl bunun olma olasılığı milyonda bir.
İnsanoğlunun atalarını da hesaba katarsak, yedimilyon yılı aşkın bir süredir bu gezegende varlığımızı sürdürdüğümüze göre, bir gök taşının bugüne kadar bizi yok etmiş olma olasılığı yüzde yedi yüz.Yani anlayacağınız, bir kere değil, yedi kere ölmüş olmalıydık şimdiye.
Ama, çoğunuzun bildiği gibi, insanoğlunun yazılı tarihinden bu yana yok olmadık.
Ne demeye çalışıyorum sizce ?Bir gök taşı bizi yok edecek demeye çalışmıyorum.Düşük olasılıklı olaylar hakkında bir yorumda bulunmaya çalışıyorum, kıssadan hisse şudur: Her an her şey olabilir !
Adam Fawer’in Olasılıksız adlı kitabından alıntıdır.

Bir gün 85 yaşında bir baba ile onun 45 yaşlarında ki oğlu oturup sohbet ettikten sonra kısa bir sessizlik oldu oğlu babasıyla tam vedelaşmak isteyeceği sırada camın kenarına bir karga konar baba oğluna bu ne? diye sorar.Oğlu cevap verir karga der.Baba tekrar sorar bu ne? Oğlu cevap verir karga der.Baba üçüncü kez sorar bu ne diye?Oğlu biraz sinirlenerek cevap verir.Baba sen benim sabrımı mı sınıyorsun kaç kere söyliyecem karga .Baba gülümseyerek yerinden kalkar geri döndüğünde elinde bir hatıra defteri vardır yerine oturur defteri karıştırır ve aradığı yeri bulur, oğluna uzaltır.Oğluna burayı yüksek ses ile okumasını ister oğlu başlar okumaya .