Dans et şampiyon!
Dans et şampiyon, kimsesizler yurdundaki yalnız çocuklar için dans et. Çocuklar için salla yumruklarını.
Kiralarını ödeyemeyen işsizler için dans et. Şu alçağın işini bitir!
Meyhanedeki ayyaşlar için dans et şampiyon, kanserden ölen yoksul hastalar için, kefaletleri ödenmeyen sefil mahkumlar için, herkesin terkettiği eroinmanlar için, kocaları olmayan gencecik hamile kızlar için.
Dans et şampiyon, savaş onlar için!
Şu aşağılık herifin işini bitir, çenelerini dağıt hepsinin. Düşkünler yurdundaki zavallılar için, emeklilik maaşı alamayan yaşlılar için, pis bir sokakta müşteri bekleyen yaşlı ve yorgun fahişeler için…
Meyhanelerde oturmuş demlenen bütün yalnız kalpler için, bilardo salonlarındaki yalnızlar için, sokak köşelerindeki yalnızlar için. Dans et şampiyon, savaş onlar için!
Temizlik işçileri için salla yumruklarını; hava limanlarında, otobüs duraklarında, benzin istasyonlarında yerleri süpüren küçük insanlar için. Savaş onlar için şampiyon. Otellerde yatakları yapıp tuvaletleri temizleyen küçük odacı kızlar için dersini ver şu aşağılık herifin!
Seni kurtaranlar senatör değildi, vali değildi, başkan değildi.
Sokaktaki insanlar kurtardı seni. Şimdi sokaklar adına savaş, hadi evlat, işini bitir şu aşağılık herifin!
Bu ring ikinize fazla. Hadi bitir işini, suratını paramparça et.
Yoksullar adına şampiyon, yoksullar adına!
Hadi yavrum salla yumruklarını! Muhammet Ali’yi hiçkimse yenemez, hiçkimse. Sadece Cassius Clay yenebilir ama o da bu akşam aramızda değil.
Dans et şampiyon, hadi oğlum dans et!
Muhammad Ali’nin George Foreman ile yapacağı karşılaşma öncesinde antrenörü Bundini tarafından Ali’ye söylenenler…
















Gelin, olasılıksıztan söz edelim.İlk önce , olasılık dediğimizde en sık akla gelen çekilişlerden, piyangolardan söz edelim.
Bir gün 85 yaşında bir baba ile onun 45 yaşlarında ki oğlu oturup sohbet ettikten sonra kısa bir sessizlik oldu oğlu babasıyla tam vedelaşmak isteyeceği sırada camın kenarına bir karga konar baba oğluna bu ne? diye sorar.Oğlu cevap verir karga der.Baba tekrar sorar bu ne? Oğlu cevap verir karga der.Baba üçüncü kez sorar bu ne diye?Oğlu biraz sinirlenerek cevap verir.Baba sen benim sabrımı mı sınıyorsun kaç kere söyliyecem karga .Baba gülümseyerek yerinden kalkar geri döndüğünde elinde bir hatıra defteri vardır yerine oturur defteri karıştırır ve aradığı yeri bulur, oğluna uzaltır.Oğluna burayı yüksek ses ile okumasını ister oğlu başlar okumaya .
