III.Murat – Uyan Ey Gözlerim

Yazar: Erdem Gürsoy - 23 Aralık 2009 - Kategori: Genel

Bir Sabah Namazını Kaçıran Sultan III Murat’ın Hicranıdır

Sultan III Murad Han, Padişah II Selim Han’ın 6 erkek çocuğundan biridir Bundan gayrı merhum padişahın 3 tane de kız evladı vardır Manisa sancağında vazife ifa eden Veliahd Şehzade Murad Sultan, pederinin vefatını, Sadrazam Sokullu Mehmed Paşa’nın gönderdiği haberci vasıtası ile haber almıştır Şehzade Murad Sultan Sadrazam Sokullu Paşa’nın gönderdiği gemiyi beklemeden, boşalan tahtı almak için Mudanya iskelesinden küçük bir gemi ile yola çıkmıştır Padişah olacağı daha bu yolculuğunda bellidir Çünkü Sultan Murad, bu gemi yolculuğunda, içecek bir su bulamamış, elini yüzünü deniz suyu ile yıkamış ve karaya çıktığı yere çeşme yaptıracağı sözünü kendi kendine vermiştir Hakikaten Padişah olduktan sonra kendine verdiği sözü yerine getirerek bir çeşme inşa ettirmiştir Saraya vardığında, Sadrazam Sokullu Paşa ile ilk defa karşılaştığından ötürü, Sokullu Paşa, Sultan Murad’ı, Afife Nur Banu Sultan’ın yanına götürmüş, oğlunu gören Valide Sultan, aslanım diyerek oğluna sarılmış, bu davranışı ile hem oğlunun Padişah’lığını hem de kendi Valide Sultanlığını tescil etmiştir Sultan III Murad Han, 1574′ten 1595′e kadar 21 yıl Osmanlı Devleti’nin başında Padişah olarak bulunmuştur

İşte “Uyan Ey Gözlerim” eseri, bir sabah namazını kaçıran ve hicranını dile getiren, bir devlet adamının, bir Sultanın, Sultan III Murad Han’ın eseridir Bu şiir çok sade bir dil ile Sultan tarafından yazılmıştır

Şiir sade ve kolay görünmesine karşın, bulunup söylenmesi ve taklidi zor olan, sehl-i mumteni bir tarzda kaleme alınmıştır Sultan Şair, Uyan Ey Gözlerim derken, kendi nefsi ile başbaşadır

Uyan Ey Gözlerim

Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan
Azrail’in kastı canadır inan
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan

Seherde uyanırlar cümle kuşlar
Dillu dillerince tesbihe başlar
Tevhid eyler dağlar, taşlar, ağaçlar
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan

Semavatın kapuların açarlar
Müminlere rahmet suyun saçarlar
Seherde kalkana hülle biçerler
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan

Bu dünya fanidir sakın aldanma
Mağrur olup tac-u tahta dayanma
Yedi iklim benim deyu güvenme
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan

Benim, Murad kulun, suçumu affet
Suçum bağışlayub günahım ref’et
Resul’un sancağı dibinde haşret
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan

Facebook'ta Paylaş

Dünyaya Yön Veren Cümleler

Yazar: Erdem Gürsoy - 30 Kasım 2009 - Kategori: Genel

Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Atatürk

Moda denilen şey o kadar çirkindir ki, onu her altı ayda bir değiştirirler. Oscar Wilde

Kendini tanı. Miletoslu Tales

Tanrı zar atmaz. Albert Einstein

Böl ve yönet. XI. Louis

Amaca giden her yol mubahtır. Machiavelli

Düşünüyorum, öyleyse varım. Descartes

İnsan insanın kurdudur. Thomas Hobbes

İnsan özgür doğar ama her yerde zincire vurulmuş olarak yaşar. Jean-Jacques Rousseau

Vakit nakittir. Benjamin Franklin

Tek bildiğim, hiçbir şey bilmediğimdir. Sokrates

Benim bir düşüm var. Martin Luther King

Bütün ülkelerin işçileri birleşin. Karl Marx

Gölge etme başka ihsan istemez. Sinopli Diogenes

Felaketler karşısında dayanıklı durmak ve kader diyerek eğilmemek, kahramanlıkların en büyüğüdür. Fenelon

Dünya düşünenler için bir komedi duyanlar için bir trajedidir. Walpole

Sizden daha az mutlu kimseler yanında mutluluğunuzdan konuşmayınız. La Rochefoucauld

Dostluk gündüz görünmez, o ateşböceği gibi yalnız geceleri parlar. Petofi

İnsanlar o kadar çabuk değişirler ki, onlarda her zaman ortaya çıkarılacak bir yenilik bulabiliriz. Jane Austen

Alışkanlıklar bırakılmazlarsa, zamanla en çok gerek duyulan şeyler olurlar. Saint Augustus

Facebook'ta Paylaş

Zeka Sorusu

Yazar: Erdem Gürsoy - 14 Ekim 2009 - Kategori: Genel

http://www.kumarkac.com/veb/images/radyo.jpg3 kişi düşünün. Para birleştirip bir radyo almaya gidiyorlar. Radyo 30 lira. Hepsi 10′ar lira koyup radyoyu alıp gidiyor. Fakat sonra tezgahtar radyonun indirime girdiğini ve 25 liraya düştüğünü hatırlıyor. Çirağına 5 lira verip, gidip para üstünü iade etmesini istiyor.

Çirak 5 lirayı 3 kişiye bölüştüremeyeceğini düşünüp 2 lirayı cebine atıyor ve 3 lirayi 3 kişi arasında bölüştürüyor. Böylece 3 kişiye 1 Lira para üstü verildiğinde radyoyu 9′ar liraya almış oluyorlar.

Şimdi Hesaplayalim :
9×3=27

Çırak da cebine 2 lira atti 27+2=29
Peki geri kalan 1 liraya ne oldu? İşte matematiğin içinden çıkamadığı hadise :)

Facebook'ta Paylaş

Yavuz Sultan Selim

Yazar: Erdem Gürsoy - 14 Ekim 2009 - Kategori: Genel

Bir gün İran hükümdarı şah İsmail düşmanı olan Yavuz Sultan Selim hana bazı hediyeler yollar. Bu hediyeler çok değerli hediyeler halılar altınlar gümüşler yakutlar deve deve yemişler ve bir de sandık hediyeler yavuza getirilir açılır ama o da ne içeriyi bir koku kaplar ama çok kötü bir koku nedir bu diye herkes aramaya başlar birde bakarlar ki sandığın dibinde insan dışkısı konulmuş.

Yavuz Sultan Selim hemen buna bir cevap vermek için ulemalarını hocalarını toplar. Buna iyi bir şekilde cevap verilmesi gerekmektedir ve yine cevabı kendisi bulur aynı hediyelerden kendiside hazırlatır ve vezirine kendisine bir kutu gül lokumu getirmesini ister ve lokumun altınada bir not yazar elçiyle şah ismaile yollar.

Şah ismail hediyeleri kabul eder ama içinde bir tereddüt acaba o bana ne dışkısı yoladı diye düşünürken içeriyi birden lokum kokusu sarar çok güzel kokmaktadır.Vezir lokumu ikram eder şah önce başkaları tatsın enson ben tadarım diyerek kendine göre önlem alır herkes lokumları yedikten sonra sıra şah ismaile gelir şah lokumu yer ve altındaki not gözüne ilişir notta şöyle yazmaktadır;

İsmail Herkes Kendi Yediğinden İkram Eder ..

Yavuz Sultan Selim Han ..

Facebook'ta Paylaş

Powered by Gürsoy Tasarım
Copyright © 2008 Erdem Gürsoy. All rights reserved.