2011’in en iyi on filmi

2011’in en iyi on filmi2011, robotların, büyücülerin, yaratıkların ve nedimelerin yılı oldu. Western’ler hortladı, uzaylılar dünyaya indi ve geriye (tabii hala izlemediysen) tadını çıkaracak sürüyle film kaldı. Karşınızda, (tabii bize göre) 2011’in en iyi on filmi!

Attack the Block: Londra semalarını aydınlatan büyük havai fişek gösterisi sayesinde çaktırmadan gezegenimize inen uzaylılarla mücadele etme görevi, şehrin güneyindeki belediye konutlarında kalan bir grup gencin üzerine kalır.
Niçin izlemeli: İngilizlerin, uzaylı istilası filmlerine okkalı cevabı!

Black Swan: “Kuğu Gölü” balesinde kendine mis gibi bir rol kapan balerin, yavaş yavaş (tabirimizi bağışlayın ama) sıyırmaya ve bale hikayesinin kötü karakteri Odile’e dönüşmeye başlar. Göz kamaştırıcı, akıl karıştırıcı ve ilham verici bir film ama asıl keyfini giderek “arızalı” hale gelmeye başladıkça buluyor.
Niçin izlemeli: Bir Darren Aronofsky filmi olduğunu bilmesek, rahatça David Cronenberg derdik.

Bridesmaids: Erkek komedileri ile (Superbad, 40 Year old Virgin, Knocked Up, Forgetting Sarah Marshall…) tanıdığımız Judd Apatow, bu kez bir kadın komedisi yaptı. Tanımımız aslında hatalı, Hangover’ı alın, erkeklerin yerine kadınları koyun, işte bunu yaptı!
Niçin izlemeli: Kabalaştıkça komikleşiyordu ve muhtemelen bu yıl en fazla güldüğümüz film oldu. Evet, Hangover II’den bile fazla!

2011’in en iyi on filmiContagion: Tüm dünyanın canına okuyan bir salgın için çeşitli ülkelerden doktorlar ayaklanır. Milyonlarca kişinin öldüğü tüyler ürpertici bir hikaye bu kadar mı güzel anlatılır?
Niçin izlemeli: Çünkü zombiler 2010’da kaldı!

Captain America: Cılız oğlan Steve, deli bilim adamlarının elinde bir super kahramana dönüşüyor. İlk yarı şakalarla, komikliklerle geçse de ikinci yarı gümbür gümbür aksiyon!
Niçin izlemeli: Sadece ve sadece gelecek sene gösterime girecek Avengers’a hazırlanmak için!

Crazy Stupid Love: 2011, resmen Ryan Gosling’in yılı oldu! Burada da dev bir çapkını oynayan Ryan, yeni boşanan Steve Carrell’e çapkınlık dersleri veriyor. Sürprizli sonu ile bu yıl en çok eğlendiğimiz filmlerden oldu.
Niçin izlemeli: Sevgilin varsa, birlikte izlerken bundan daha çok kıkırdatacak bir film olmadığı için!

2011’in en iyi on filmiThe Fighter: Profesyonel olmak isteyen kardeşini çalıştıran bir eski boksörün, dağılmak üzere olan hayatını anlatan hikaye, spor filmi maskesinin altına saklanmış bir aile draması!
Niçin izlenmeli: Gerim gerim gerdiği gibi aynı zamanda oyunculuk departmanında da sol kroşe indirdiği için.

The King’s Speech: Aceleyle tahta geçen İngiltere kralı, savaş sırasında derbeder olan ülkesini motive etmek için konuşma yapmadan önce, alışılmadık teknikleri olan bir konuşma hocası ile kekemelik sorununu aşmak zorundadır.
Niçin izlenmeli: Neşeli bir arkadaşlık filmi olması yanında mükemmel bir dönem draması olduğu için.

Midnight in Paris: Biraz da tesadüfen Paris’e yolu düşen nişanlı bir çift, aslında ilişkilerinin düşündükleri gibi olmadığını anlar. Yeni kitabı için ilham almak amacıyla gece yarıları yürüyüşe çıkan erkek tarafı, kalbini şehre kaptırırken nişanlısından soğumaya başlar.
Niçin izlemeli: Konunun karamsarlığına bakmayın, Woody Allen’ın yıllardan beri yaptığı en iyi film ve epey de eğlenceli.

2011’in en iyi on filmi127 Hours: Bir kanyonda sıkışıp kalan dağcının, hayatta kalmak için yaptıkları… Daha fazlasını söylememiz, işin sürprizini kaçıracak.
Niçin izlemeli: Ancak gerçek bir sinema klasiği, klostrofobik bir kanyonda geçen dehşet dolu saatleri bir umut hikayesi olarak anlatabilir.

Mansiyon:

The Tree of Life: Babası ile arasını yapmaya çalışan genç adam, aynı zamanda hayatın anlamı, var olmanın başlangıcı gibi konuları didiklemeye başlar.
Niçin izlemeli: Evet, ağır aksak filmleri izlemiyoruz. Ama sinema bir sanat formu ise, işte bu film gibiler sayesinde! Sinematografi için bile izleyebilirsin, yoksa konu zaman zaman biraz sıkabilir 🙂

One Response to “2011’in en iyi on filmi”

  1. bloogl dedi ki:

    127 saat izledim.tavsiye ediyorum.gerçekten etkileyiciydi.

Yorum Yap



Gürsoylar